HAKİKATLER VE SAKINMA

Ayette “Doğruyu getiren ve onu doğrulayanlar, işte onlardır sakınanlar” (Zümer 33) denilir. “Allah’tan hakkıyla sakının..” (Ali İmran 102) denilir. Hasılı sakınma, emir ve yasaklardan önce doğruları kabul noktasındadır. Çünkü iş en temelde iman.. Ve doğrular da birikebilir ve gayet çok olabilir. Öte yandan; insan en ufak ayrıntılarda bile büyük nefislere, inatlara kapılabilen bir varlık. Yüzeysel hayat fırkacılığa kolay gidebiliyor.

Burada şunu fark edelim ki; takva üstünkörü bir sakınma değil, nihai hesaba dönük bir sakınma, geri dönüşü olmayan bir güne dönük sakınmadır. O yüzden hesap da iyi yapılmalı, tüh aslında böyleymiş gibi bir durum olmamalı, hele de ana dava boyutunda.. Olmamasına azami dikkat edilmeli, ki buna sakınma denilebilsin. Dönersek; Allah bir kitab göndermiş ve bu kitabın iyice anlaşılması gerek ve imkanları oluşmuş. Ve kitab levhi mahfuzdan.. Yani anlama yolu açık ve anlaşılıyor da.. Burada ciddi sakınma duygusu olan ne der? “O zaman iyice anlaşılmalı, Allah sorar” der, değil mi?.. Herhalde Allah Teala “niye iyice anladın?” diyecek değil. Fakat bu iş aşırı zorlanıyor. Bunun da farkında olunmalı. Çünkü o yolda o boyutta gelişen kişiler gerek önce. Başkası başka akıl verir. Buna iyi dikkat.. Günümüzde bu konu gayet önde görülüyor.

Konu hakkında açıklama