BİZİ DOSDOĞRU YOLA ULAŞTIR FATİHA 6. AYETİN TEFSİRİ

Bilindiği gibi Fatiha 6. ayette “bizi dosdoğru yola ulaştır” şeklinde bir dua var. Ve her gün defalarca okunan bir sure bu. Beri yandan, insanlar çeşit çeşit ve herkes kendine göre bir yol tutturmaya meyyal oluyor. Bu bağlamda “herkes kendine göre bir doğru yol düşünmekte” denilebilir. Fakat dikkat edelim ki ayette “bizi ulaştır” diyor, “dosdoğru yola” deniliyor.. Sırat kelimesi özellikle çoğulu kullanılmayan bir kelimedir. Bütün bunlar ise genel ve sabit bir durumu ifade eder. Buna dikkat edilmeli.

Yine, denilebilir ki; Kuran’ın zaman içinde daha iyi anlaşılan boyutları olduğu aşikar ve üstelik bunlar Kuran’ın delilleri. Eğer bir şeye “ulaşılması” gerekiyorsa en öncelikli konulardan birisi de budur, değil mi? Üstelik bir de Alemi İslam kötü duruma düşmüş ve bir çıkış aranıyorsa.. Ve bir de bu “Kuran’ın iyice anlaşılması işi” bu duadaki bütün incelikleri taşıyor. Bir defa ister istemez genel bir çerçeve istiyor. Çünkü “yeni çıkan hakikatler alanı” tabii olarak “bana göre” bakışının en az olması gereken bir alan. Yine denilebilir ki; adım adım gidiyor, onun için sürekli yönelme ve ulaşma durumları var. Ve sabır gerektiriyor. Çünkü “yeni çıkan” hakikatlerin ne kadar zor yayıldığı malumdur..

 

Saniyen; “bizi dosdoğru yola ulaştır” denildikten deniliyor ki, “kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazabına uğrayanların ve sapanların değil” Peki bu nimet nedir? Herhalde öncelikle Kitab’tır ve şöyle bir incelik vardır; Kur’an’da birbiriyle eş anlamlı gözüken iki ifade var; Kitap verilenler-Kitap verdiklerimiz. “Kitap verdiklerimiz” ifadesi çoğunlukla olumludur, iman ederler diye biter birkaç defa. “Kitap verilenler” ifadesi ise çoğunlukla olumsuz bir çerçeve içerisindedir, hiç “iman ederler” diye bir ifadeyle yan yana gelmez. Bir de “Kitaptan bir pay verilenler” ifadesi geçer üç defa hepsi de son derece olumsuzdur. Bunlar, hepsi Ehli Kitab ama farklı farklılar.. Hasılı “nimet verdiklerinin” ifadesi de buradaki “Kitab verdiklerimiz” ifadesi gibi işi ciddiye alanların vurgulandığı bir ifadedir. Bunu da kısaca Tevrat ve İncil’de geçen şu sözle formüle edebiliriz: “İnsan yalnız ekmekle yaşamaz, Tanrı’nın ağzından çıkan her sözle yaşar.” (bknz Yasanın Tekrarı 8:3, Matta 4:4) İşte bütün bunlar bizim için de örnek.

Hasılı dosdoğru yol Kuran’ın beyyine boyutları ve azami rehberliğidir denilebilir. Çünkü bu varken niye başka bir şey olsun?..

 

Konu çerçevesinde bir izahat