Biz emaneti dağlara taşlara verdik (Ahzab 72) ifadesi hakkında..

Şunu unutmayalım; işler tesbite, tesbitler ise doğru konuşmaya bakmaktadır. Herşey en nihayetinde buna göre şekil alır.

Mesela Tevrat’ta şöyle geçer:
“Kötüye iyi, iyiye kötü diyenlerin, karanlığı ışık, ışığı karanlık yerine koyanların, acıya tatlı, tatlıya acı diyenlerin vay haline!” (Yeşaya 5: 20)

Kuran’da ise şöyle geçer:
“Münafık erkeklerle münafık kadınlar birbirlerindendirler. Kötülüğü emreder, iyilikten sakındırırlar ve ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar fasıktırlar” (Tevbe 67)

“Allah iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkar edenlerin dostları ise Tağut’tur; onları aydınlıktan karanlıklara sokarlar. İşte bunlar ateş ehlidir. Onlar orada kalıcıdırlar” (Bakara 257)

Ayrıca ayette bu işin zorluğu da belirtiliyor. “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara arzettik de onlar onu yüklenmeye yanaşmadı, korktu ve insan yüklendi” deniliyor. Demek ki bu işin önemine bir dikkat önce. Çünkü daha oradaki bir dikkatsizlikten işler yürümüyor gibi..