ALLAH İMAN EDENLERİN DOSTUDUR, BAKARA 257 TEFSİRİ

Bakara 257. ayette Allah’ın iman edenlerin dostu olduğu, onları karanlıklardan ışığa çıkarttığı geçiyor. Elbette bu öncelikle cahiliyyeden İslam’a çıkarmasıdır. Öte yandan denilebilir ki buradaki “çıkarır” ifadesi süreklilik ifade eder. Kitab levhi mahfuzdan vs. Yine denilebilir ki; insan ya dünyacılığa ya hikaye, masallara ya hakikate kapılan bir yapıda. Bir yere gidecek yani.. Onun için, bir de özellikle gerekler arttıkça, insanın Kitab’a yönelişi de önemli oluyor. Mesela yakın dönemlerde kainat keşfedildi ve sadece maddeye, dünyaya yönelen bir anlayış aydınlanma olarak öne çıktı. Bu çerçevede hakikatin merkezinin netleşmesi konusu çok önemli hale geldi.

Bu bağlamda şu hadis enteresandır: “Onlardan henüz kendilerine katılıp erişmemiş bulunan diğerlerine de (seni elçi gönderdik)” âyeti için “Yâ Rasûlallah! Bize henüz katılmayanlar kimlerdir?” diye sorulmuş. Selmân el-Fârisî de orada imiş. Rasûlullah (sav) elini Selmân’ın üzerine koymuş sonra: “Eğer îmân Süreyya yıldızında olsaydı şunlardan birtakım adamlar muhakkak ona uzanıp alırlardı” demiş. [Buhari-Tefsir 62]

Selmanı Farisi’nin özelliği ise ateşperest bir ailede doğması, sonra Hristiyan olması ve sonra da Müslüman olmasıdır, büyük bir hakikat çabasıdır. Hadiste de büyük bir çaba gerekeceği belirtiliyor. Peki bu hadiste kastedilen acaba nedir? Çünkü Peygamber gelmiş ve İslam büyüyecekti. Bir daha böyle bir hakikat arayışı nereden çıkacaktı? Fakat Kur’an’ın Tevrat ve İncil’i düzelticiliği boyutu ya da kainatla ilgili ayetleri “okuma” gibi şeyler keşif boyutları ve kanıt özelliği taşıyan konular. Bu hadisin de bu bağlama işareti çok açık gibi.

Yine şu ayetler bu çerçevede ufuk açıcı. “Tâğût’tan, ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele! Onlar ki, sözü dinlerler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın doğru yola ulaştırdığı kimselerdir ve onlar, öz-izan sahipleri.” [Zümer 17-18]

İncil’deki şu kısım da ayetle paralel ve ufuk açıcı.
“Bunun için, nasıl dinlediğinize dikkat edin. Kimde varsa ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa kendisinde var sandığı bile elinden alınacak.” [Luka 8: 18]